|
Geleneksel guletler, Anadolu'nun bati ve güney
kıyılarında yüzlerce yıldır balıkçılık ve taşımacılık
amacıyla kullanılan özgün planlı teknelerdir. Tamamen
usta yapısı - el işi olan gövdeleri ve iç bölmeleri
genellikle çam, kestane ve maun gibi ağaçların
kerestesinden inşa edilir.
Günümüz insanının çağdaş gereksinimlerine göre son
yıllarda yeniden şekillenen guletler, farklı
büyüklüklerde, farklı standartlarda ve farklı yolcu
kapasitesine göre dizayn edilmeye başlanmıştır.
Hepsinde konforlu kamaralar, duş, wc, salon, güneşlenme
alanları bulunmaktadır.Geleneksel Türk Guletleri,
Akdeniz'in muhteşem güzelliklerine sahip kıyılarında
kullanılan, motor ve yelken donanımlı, özel bir dizayna
sahip ahşap gezi teknelerdir. Güverteleri, üzerindeki
günlük yaşamın gereklerine göre planlanmıştır.
Genellikle teknelerin kıç güverteleri, yemek ve
dinlenme amacıyla kullanılır. Ön güverte ise güneşlenme
terası olarak değerlendirilir. Çağdaş planlı tekneler,
geleneksel dizaynlarını korumakla birlikte, geçmişte
balıkçılık ve taşımacılık amacıyla kullanılan örneklere
göre daha modern aksesuar ve ekipmana, daha geniş
karineye ve kullanım alanına sahiptirler.
Guletlerin bir başka özelliği de, tamamen usta yapısı -
el işi olmalarıdır. Bodrum, Bozburun, Marmaris ve
Fethiye'de yüzlerce yıldır çam, kestane ve maun gibi
ağaçların kerestesinden inşa edilen guletler, 1960'lı
yılların başlarında Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir
Kabağaçlı ve onun yakın dostları olan Azra Erhat, Bedri
Rahmi Eyüboğlu gibi Türkiye'nin seçkin yazar, bilim
adamı, sanatçıları ve araştırmacılarının başlattığı mavi
yolculuklar ile yeniden keşfedilmişlerdir. İlk mavi
yolcuların Karya ve Likya kıyılarında yaşadıkları
güzellikler ve dünyaya tanıttıkları gulet üzerindeki
yaşam biçimi, mavi yolculuğu filozofça bir etkinliğe
dönüştürmüş ve günümüzün gulet charter’larına da esin
kaynağı olmuştur.
Guletlerde seyir için esas olarak motor
gücü kullanılır. Planlarına göre "ayna kıç", "karpuz
kıç", "tirhandil" şeklinde isimlendirilen teknelerde
yelkenden yardımcı güç olarak yararlanılır. Oldukça ağır
yapılarından dolayı, ancak elverişli hava ve deniz
koşullarında yelken seyri yapmak mümkündür.
Büyüklüklerine ve planlarına göre genellikle bir ya da
iki direkli olarak inşa edilirler. Spor amacıyla
kullanılan hafif yelkenli teknelerin aksine salma
boyları fazla uzun değildir. Bu özellikleri ile guletler
kıyılara ve sığ sulara yanaşmaya ve demirlemeye oldukça
elverişlidir.
Guletler her türlü konfor ve teçhizatla donatılmış
olup,kendi zevkine göre,ailesi veya arkadaşları ile
dinlendirici ve hatırlanası bir tatil geçirmek
isteyenlerin tercihidir. |
|
Mavi Yolculuk / Mavi Düş
8333 km’lik sahil şeridi ve etrafını kuşatan denizleri ile,
Türkiye, "Mavi Yolculuk" için adeta bir cennettir.
Bu pastoral yolculuk, turkuaz mavisi sulara yelken açmak, doğayla
bir bütün olmaktır. Güneşin ve denizin tadına varmak
isteyenler, bu mavi düşü doyasıya yaşamayı arzulayanlar
için eşi bulunmaz bir fırsattır aslında.
Tekne mürettebatı ve kaptanı deniz ve denizcilik konusunda son
derece tecrübeli olup, yüksek kalite anlayışı ile servis
vermektedir. Misafirlerin rahatı, emniyeti ve
memnuniyeti öncelikli konuların başında gelir.
Mavi yolculukta yatla her gün 2-3 koy ziyaret edilir ve günlük
azami 4 saat kadar yol alınır. Gün içindeki son
durağınız gece için konaklayacağınız yerdir. Her 3-4
günde bir limana uğramak, su ve yiyecek tazeleme
açısından önemlidir. Bu limanlar küçük balıkçı
köylerinde ve bazen küçük ilçelerdedir. Geleneksel ahşap
yatlar genellikle motorla çalışır fakat rüzgar doğru
yönde ve yeterli kuvvetteyse yelken açarlar.
Balık avlama ekipmanları ve olta takımları teknelerde her zaman
mevcuttur. Turunuz esnasında, hava ve yol koşulları
elverdiği sürece, mürettebat sizin için özel olarak
balık avlayabilir ve sofralarınızı taze balık ile
donatabilir.
Kıyılarımızda seyahat eden yelkencilere ve mavi yolculuk yapanlara
uğradıkları koylar, göller, haliçler kendileri hakkında
birçok fikir sunarlar. Böylece onlar cennetlerini her
gün farklı yaşarlar. Yelken severler için bu cennet,
aynı zamanda mavi seyahat adı verilen bir yolculuktur.
Heyecanlı deniz gezintilerinde rahatlarken, rüzgarla
suyun karşısına sürülürsünüz ve artık doğanın bir
parçası olursunuz. |